6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 2026 Güncel Rehberi
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, 30 Haziran 2012 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak Türk çalışma hayatına girmiş ve 2026 yılı itibarıyla yapılan ikincil düzenlemelerle birlikte tam kapasiteyle uygulanmaya devam eden temel mevzuattır. Bu kanun, işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin (İSG) sağlanması, mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının proaktif bir yaklaşımla iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini en ince ayrıntısına kadar düzenler. 2026 yılında İSG süreçleri, dijitalleşen takip sistemleri ve ağırlaştırılmış denetim mekanizmaları ile işletmelerin sürdürülebilirliği için hayati bir önem kazanmıştır.
1. Kanunun Amacı, Kapsamı ve İstisnai Durumlar
Kanunun temel felsefesi "önleyici yaklaşım" üzerine kuruludur. İş kazası veya meslek hastalığı meydana gelmeden önce risklerin bertaraf edilmesi hedeflenir. 6331 sayılı kanun kapsamı, kamu ve özel sektör ayrımı gözetmeksizin tüm iş kollarını, çırak ve stajyerler dahil tüm çalışanları içine alır. Ancak, kanunun 2. maddesinde belirtilen ve kapsam dışında tutulan faaliyetler şunlardır:
- Fabrika, bakım merkezi, dikimevi ve benzeri işyerlerindekiler hariç; Türk Silahlı Kuvvetleri, genel kolluk kuvvetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığının faaliyetleri.
- Afet ve acil durum birimlerinin müdahale faaliyetleri (AFAD ve benzeri operasyonel süreçler).
- Ev hizmetlerinde çalışanlar (temizlik, çocuk bakımı vb. bireysel hizmetler).
- Çalışan istihdam etmeksizin kendi nam ve hesabına mal ve hizmet üretimi yapanlar (Esnaf ve sanatkarların tek başına çalışmaları).
- Hükümlü ve tutuklulara yönelik infaz hizmetleri sırasındaki iyileştirme faaliyetleri.
2. İşverenin Genel Yükümlülükleri ve Risklerden Korunma İlkeleri
İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla doğrudan sorumlu olan en üst merciidir. İşyerinde alınan İSG tedbirlerinin maliyeti hiçbir şekilde çalışanlara yansıtılamaz. İşverenin yükümlülükleri, dışarıdan uzman veya OSGB hizmeti alınması durumunda dahi hukuken ortadan kalkmaz. İşveren, aşağıdaki risklerden korunma ilkelerini hiyerarşik olarak uygulamak zorundadır:
- Risklerden tamamen kaçınmak.
- Kaçınılması mümkün olmayan riskleri bilimsel yöntemlerle analiz etmek.
- Risklerle kaynağında mücadele etmek (Örneğin; gürültülü bir makinenin sesini izole etmek).
- İşin kişilere uygun hale getirilmesi (Ergonomik tasarım, çalışma sürelerinin düzenlenmesi).
- Teknik gelişmelere uyum sağlamak ve tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek.
- Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine (KKD) göre her zaman öncelik vermek.
3. İş Sağlığı ve Güvenliği Profesyonellerinin Görevlendirilmesi
İşyerlerinde tehlike sınıfına ve çalışan sayısına göre iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personeli görevlendirilmesi yasal bir zorunluluktur. 2026 yılı itibarıyla bu görevlendirmeler İSG-KATİP sistemi üzerinden dijital onaylı olarak gerçekleştirilir.
- İş Güvenliği Uzmanı: Az tehlikeli sınıfta C sınıfı, tehlikeli sınıfta B sınıfı ve çok tehlikeli sınıfta A sınıfı sertifikaya sahip uzmanlar görev yapar.
- İşyeri Hekimi: Tüm tehlike sınıflarında, çalışanların sağlık gözetiminden sorumludur.
- Diğer Sağlık Personeli: Çok tehlikeli sınıfta yer alan ve belirli çalışan sayısının üzerindeki işyerlerinde görevlendirilmesi zorunludur.
4. Tehlike Sınıfları ve NACE Kodları
İşyerleri, yapılan asıl işin niteliğine göre üç ana kategoriye ayrılır. Bu sınıflandırma, İSG hizmet sürelerini ve alınacak önlemlerin kapsamını doğrudan etkiler:
- Az Tehlikeli: Büro faaliyetleri, perakende satış, eğitim kurumları vb.
- Tehlikeli: İmalat, gıda üretimi, teknik servis hizmetleri vb.
- Çok Tehlikeli: İnşaat, maden, kimya sanayi, ağır metal sanayi vb.
5. Risk Değerlendirmesi: Adım Adım Güvenlik Analizi
Risk değerlendirmesi, işyerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin belirlenmesi ve bu tehlikelerin risk düzeylerinin ölçülmesidir. İşveren, risk değerlendirmesi yaparken; genç, yaşlı, engelli, gebe veya emziren çalışanlar gibi özel politika gerektiren grupları mutlaka göz önünde bulundurmalıdır. Risk değerlendirmesi şu durumlarda yenilenmelidir:
- İşyerinin taşınması veya binalarda değişiklik yapılması.
- İşyerinde uygulanan teknoloji, kullanılan madde ve ekipmanlarda değişiklikler meydana gelmesi.
- İş kazası, meslek hastalığı veya ramak kala olay meydana gelmesi.
- Yasal mevzuatta yapılan güncellemeler (Örneğin 2026 NACE kodu güncellemeleri).
6. İş Kazası ve Meslek Hastalıklarının Bildirimi (Yasal Süreler)
İş kazası ve meslek hastalıklarının takibi, devletin sosyal güvenlik politikaları ve işyerindeki güvenlik açıklarının tespiti için kritiktir. 6331 sayılı kanuna göre bildirim süreleri şöyledir:
- İş Kazası: İşveren, kazadan sonraki üç iş günü içinde SGK'ya bildirimde bulunmalıdır.
- Meslek Hastalığı: Öğrenildiği tarihten itibaren üç iş günü içinde bildirim yapılmalıdır.
- Sağlık hizmeti sunucuları kendilerine intikal eden iş kazalarını, yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucuları ise tanı koydukları meslek hastalıklarını en geç on gün içinde SGK'ya bildirir.
7. Sağlık Gözetimi ve Periyodik Muayeneler
Çalışanların sağlık durumlarının yaptıkları işe uygun olması, iş kazalarını önlemede en az teknik önlemler kadar önemlidir. Sağlık raporları; işe girişlerde, iş değişikliğinde, iş kazası veya sağlık nedeniyle işten uzaklaşmalardan sonra dönüşlerde alınmalıdır. Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde çalışacaklar için, yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu olmadan işe başlatma yapılamaz. Raporlar işyeri hekiminden alınır; ancak 50'den az çalışanı olan az tehlikeli işyerleri için kamu sağlık hizmeti sunucuları veya aile hekimleri de yetkilendirilmiştir.
8. Çalışanların Eğitimi ve Bilgilendirilmesi
İşveren, çalışanların işe başlamadan önce İSG eğitimlerini tamamlamasını sağlar. Eğitimler şu başlıkları kapsar:
- Genel İSG kuralları ve güvenlik kültürü.
- İşyerine özgü teknik riskler (Kimyasal, fiziksel, ergonomik).
- Sağlık konuları (Meslek hastalıkları, ilk yardım).
- İş ekipmanı değişikliği veya yeni teknoloji kullanımı durumunda verilen yenileme eğitimleri.
9. Çalışmaktan Kaçınma Hakkı ve Çalışan Temsilciliği
Çalışanlar, ciddi ve yakın bir tehlike ile karşılaştıklarında çalışmaktan kaçınma hakkını kullanabilirler. Bu hak, çalışanın hayatını veya vücut bütünlüğünü korumak adına yasal bir güvencedir. Çalışan, durumu kuruluna veya işverene bildirerek tehlikenin giderilmesini talep eder. Karar verilene kadar güvenli bir yerde bekler ve bu süreçteki ücret hakları saklı tutulur. Ayrıca işyerindeki İSG faaliyetlerine katılmak üzere çalışanlar arasından "Çalışan Temsilcisi" seçilir veya atanır.
10. İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulları (İSG Kurulu)
Elli ve daha fazla çalışanın bulunduğu ve altı aydan fazla süren sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde işveren, iş sağlığı ve güvenliği kurulu kurmakla yükümlüdür. Kurul; işveren vekili, iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi, insan kaynakları uzmanı, çalışan temsilcisi ve sivil savunma uzmanından oluşur. Kurul kararları işveren için bağlayıcıdır ve düzenli aralıklarla toplanarak işyerindeki riskleri değerlendirir.
11. Denetim, Durdurma ve İdari Yaptırımlar
Bakanlık müfettişlerince yapılan denetimlerde, hayati tehlike tespit edilen işyerlerinde işin bir bölümü veya tamamı durdurulabilir. 2026 yılı güncel mevzuatına göre özellikle maden, yapı işleri ve kimyasal üretim alanlarında risk değerlendirmesi eksikliği doğrudan iş durdurma sebebidir. İdari para cezaları her yıl yeniden değerleme oranında artırılmaktadır ve her bir ihlal (uzman çalıştırmama, eğitim vermeme vb.) için ayrı ayrı, her ay katlanarak uygulanır.
Anahtar Kelimeler: 2026 Güncel İSG Mevzuatı, 6331 Sayılı İSG Kanunu Güncel Metni, İşveren Yükümlülükleri 2026, Risk Analizi Zorunlu Maddeler, İş Kazası Bildirim Süresi, Çalışmaktan Kaçınma Hakkı Detayları, OSGB Uzman Görevlendirme Şartları.